Ben kahveyi çok severim. Çok sevmeme karşın, (aslında çok sevdiğim için) hergün içmezdim. Pek çok şartın birarada sağlanmasını beklerdim kahve içmek için. Bir kere canım çekecek, öyle her zaman içilmez. Sonra sıkışık bir zamanda olmayacağım, asla aceleye gelmeyecek o kahve. Mümkünse güzel bir müzik çalacak, oturup fincanımı, duruma göre karton bardağımı elime alacağım ve yudum yudum, her yudumda tadını ala ala ve gülümseyerek içeceğim kahvemi.

Oysa ne kadar masum başlamıştı, bloguma yakışsın diye günlük sütü hatırlatan cam şişede süt resmi arıyordum ben. Önce sütle kahvenin ortak olduğu bir resim cezbetti beni. Nasıl oldu bilmiyorum blogu da sütü de unutmuş, hergün doya doya bakayım diye masaüstüme duvar kağıdı yapabileceğim bir fincan kahve resmi aramaya başlamıştım. Tam bir internet kurbanı oldum yani. Şimdi masaüstü tamam. Blog için süt resmi bulamadım ama buraya da aylar önce (kahve keyfimi sabote etmemiş olduğum zamanlar) kendi yaptığım bir çizimi koymaya karar verdim. İçmiyorum bari seyredeyim, benim gibi olanlara da sanal alemde bir kahve temalı dosya daha kazandırayım diye. Süt resmi için de arama çalışmalarım devam edecek. İçime sinen birşey bulduğum an o da kahvenin peşinden geliyor.